Hepimizin hayatında bir şekilde kötü alışkanlıklar var. Kimimiz için sigara, kimimiz için hareketsizlik. Kimi alkolle, kimi abur cuburla uğraşıyor. Kimi de oyun bağımlılığıyla vakit kaybediyor.
Ben kötü alışkanlık deyince, insanı hayat yolculuğunda geri çeken şeyleri kastediyorum. Zamanını çalan, sağlığını bozan, enerjini düşüren davranışlar…
İyi alışkanlık kazanmak çok konuşulan bir konu. Ben de daha önce bu konuda yazılar yazdım. Ama bana sorarsan, kötü alışkanlıkları bırakmak en az onlar kadar önemli. Çünkü bazen ilerlemek için yeni bir şey eklemek değil, seni geri çeken şeyi bırakmak gerekir.
Bu yazıda kötü alışkanlıklardan kurtulmanın 5 psikolojik adımını paylaşacağım. Umarım hem düşündüren hem de harekete geçiren bir yazı olur.
1. Tetikleyiciyi bul (hangi ortamda ortaya çıkıyor?)
Kötü alışkanlıkların da iyi alışkanlıkların da bir tetikleyicisi vardır. Tetikleyici dediğimiz şey çok farklı formlarda karşımıza çıkabilir. Stres, sıkıntı, yalnızlık, sosyal ortam… Hatta bir eşya bile tetikleyici olabilir.
Charles Duhigg, Alışkanlıkların Gücü kitabında bunu “işaret → rutin → ödül” döngüsüyle anlatır. Yani bir işaret belirir, ardından rutin başlar ve sonunda ödül gelir. Bu üçlü birleştiğinde alışkanlık oluşur.
Düşün mesela: Çok streslisin ve o stresle tırnaklarını yemeye başlıyorsun. Ya da gün boyunca tek tük içtiğin sigarayı, bir stres anında paket paket tüketiyorsun. Burada tetikleyici “stres”, rutin “sigara içmek”, ödül ise “geçici rahatlama”.
Çevresel düzen de önemli bir tetikleyici olabilir. Evde bilgisayar başına geçtiğinde oyun açmak aklına geliyor. Ya da mesai bitiminde saatin 17.00’ye gelmesi, beyninde “sigara saati” çağrışımı yapıyor. Bu tekrarlandıkça vücut otomatik pilota bağlanıyor.
Hatta bazen saat bile tek başına bir işaret haline gelir. “Film izleyeceğim, o zaman yanında abur cubur yemeliyim” diye düşünebilirsin. Aslında filmle yiyecek arasında hiçbir bağ yok, ama beyin ikisini birbirine bağlayarak otomatik bir alışkanlık oluşturur.
O yüzden ilk adım şu: Tetikleyicini fark et. Bir alışkanlığın öncesinde ne oluyor, hangi duygu ya da hangi ortam seni buna itiyor, bunu not et. Sigara yaktığında kendine “Az önce ne oldu da buna ihtiyaç duydum?” diye sor. Bu farkındalık olmadan hiçbir değişim gerçekleşmez.
2. Yerine geçecek yeni alışkanlık koy
Bir alışkanlığı tamamen yok etmek çoğu zaman mümkün değil. Psikolojide buna habit substitution yani “ikame alışkanlık” deniyor. Yani kötü alışkanlığı bir anda silmeye çalışmak yerine, onun yerine farklı ve faydalı bir davranış koymak gerekiyor.
Örneğin stres anında sigara içiyorsan, aynı tetikleyici geldiğinde sakız çiğneyebilirsin. Ya da kaygılı hissettiğinde sosyal medyaya dalıp kaybolmak yerine, kısa bir nefes egzersizi yapabilirsin. Böylece hem aynı ihtiyacı (rahatlama) karşılamış oluyorsun hem de kendine zarar veren alışkanlığı azaltıyorsun.
Mantık şu: Tetikleyiciyi değiştiremeyebilirsin ama ona verdiğin cevabı değiştirebilirsin. İşte o cevap, yani rutini yeni bir davranışla ikame etmek, kötü alışkanlıktan kurtulmanın en etkili yollarından biri.
3. Çevrendeki hatırlatıcıları yok et
Çevrendeki hatırlatıcılar, kötü alışkanlıkları besleyen en güçlü unsurlardan biri. Çünkü gördüğün şey, beynine doğrudan tetikleyici olarak işliyor.
Düşünsene: Instagram’da tatlı videolarını izliyorsun. Aslında aklında tatlı yemek yok, ama videoyu görünce canın çekmeye başlıyor. Ya da reklamlar önüne düşüyor, hiç ihtiyacın olmayan şeyleri satın aldığını fark ediyorsun. Bunun sebebi basit: Beyin, gördüğünü arzulamaya başlıyor.
Aynı şey alkol için de geçerli. Evde alkol varsa, içmeme ihtimalin çok düşüyor. Çünkü gözünün önünde, elinin altında. Çözüm basit: Görünür kılma. Ortadan kaldır.
Aynı mantığın tersini iyi alışkanlıklar için de kullanabilirsin. Kitap okuma alışkanlığı kazanmak istiyorsan, kitabı yatağının başucuna koy. Gözünün önünde olursa, elin daha kolay gider. Ben bunu sosyal medya için uyguluyorum. Kendi kişisel hesabımda saatlerce reels kaydırıp vakit kaybettiğimi fark ettim. O yüzden mümkün olduğunca o hesaba girmiyorum. Onun yerine Gelişen Beyin hesabımda vakit geçiriyorum, çünkü orada faydalı içerik görüyorum.
Yani mesele şu: İyi alışkanlıkları görünür kıl, kötü alışkanlıkları görünmez yap. Ortamını düzenlemezsen, zihnini değiştirmek çok zor olur.
4. Küçük hedeflerle ilerle
Bir kötü alışkanlığı bırakmak çoğu zaman tek hamlede olmuyor. Çünkü birden kesmeye çalıştığında yokluk krizine girebiliyorsun. Bu yüzden azaltarak bırakmak çoğu zaman daha etkili.
Mesela günde iki paket sigara içen biriysen, önce bunu bir pakete indir. Sonra yarım pakete düşür. Böylece beyin alışkanlığı küçük küçük bırakmaya başlar. Çünkü alışkanlık kazanmak da bırakmak da adım adım gerçekleşir.
Aynı mantık iyi alışkanlıklar için de geçerli. Spora başlamak istiyorsun diyelim. Hemen günde bir saat çalışmak yerine “sadece 10 dakika gideceğim” diye başlamak çok daha sürdürülebilir. Kitap okumak istiyorsun, “100 sayfa okuyacağım” yerine “20 sayfa okuyacağım” demek çok daha uygulanabilir olur.
Tabii bazen tam tersi bir yol da işe yarayabilir. Benim sigarayı bırakma hikâyem öyleydi. 2019’da bir tatilde çok fazla sigara içtim, artık tiksindim ve ertesi gün tamamen bıraktım. O gün kendime büyük bir söz verdim ve bir daha dönmedim. Bu da mümkün, ama orada çok güçlü bir irade gerekiyor.
Özetle iki yol var: Küçük adımlarla azaltarak ilerlemek ya da köklü bir kararla birden bırakmak. Hangisinin sana uygun olduğunu anlamak için alışkanlığın sana neye mal olduğunu düşün. Oyun mu zamanını çalıyor? Sigara mı sağlığını bozuyor? Zararını ne kadar net görürsen, bırakma isteğin o kadar güçlenir.
5. Hedefini paylaş, sorumluluk al
Sosyal medyada sık sık şu tavsiyeyi görüyorum: “Hedeflerini kimseyle paylaşma. Sır dolu ol.” Evet, bu noktada haklılık payı var. Her şeyi herkese anlatmaya gerek yok. Ama bu, hedeflerini kimseyle paylaşmamalısın demek değil.
Çünkü hedeflerini birine anlattığında, işin içine sorumluluk giriyor. Sen “Ben bunu yapacağım” diyorsun, o kişi de ister istemez seni takip ediyor. Bu da senden bir hesap verme duygusu çıkarıyor. Sorumluluk, motivasyonunu artırıyor.
Bilimsel olarak da desteklenmiş bir şey bu. Sosyal destek, dopamin ve oksitosin salgısını artırıyor. Bu da davranışın kalıcı olma ihtimalini yükseltiyor. Yani biri sana “Sen bunu yaparsın” dediğinde, gerçekten yapma ihtimalin artıyor.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak için de bu yöntemi kullanabilirsin. “Ben sigarayı bırakacağım” ya da “Ben bu alışkanlığı geride bırakacağım” diye çevrene söylediğinde, artık geri dönmek çok daha zor hale geliyor. Çünkü sadece kendine değil, başkalarına da söz vermiş oluyorsun.
O yüzden her zaman sessiz kalmana gerek yok. Bazen hedefini paylaşmak, onu gerçekleştirmek için en güçlü adım olur.
Kötü alışkanlıklardan kurtulmak kolay değil, ama imkânsız da değil. Benim aklıma gelen en önemli adımlar bunlardı. Hayata bir kez geliyoruz ve kötü alışkanlıklar, farkında olsak da olmasak da bize zarar veriyor.
Bu zararı fark etmek, tetikleyicileri görmek ve yerine daha faydalı davranışlar koymak tamamen bizim elimizde. Küçük adımlar atarak, çevremizi düzenleyerek ve hedefimizi paylaşarak bu süreci çok daha güçlü hale getirebiliriz.
Umarım bu yazı sana ilham olmuştur. Senin bu konudaki düşüncelerini de yorumlarda okumak isterim. Kendine iyi bak.